• Facebook
  • Twitter
  • Instagram

                    “Geçen yıl biz de Kaş Kalkan yaptık”

 

“Nerede oturuyorsun” diye soranlara Kalkan, dediğimde genellikle aldığım yanıt şöyle oluyor:

“Ne kadar şanslısınız.”  ardından da ; “Biz de geçen yıl Fethiye –Kaş- Kalkan yaptık, olağanüstüydü”

Olağanüstü olan neydi acaba? Kalkan’da olağanüstü o kadar çok şey var ki… Örneğin bizim ev. Villa NeNa... Elime fırsat geçmişken söyleyeyim. . Evimiz, Villa NeNamız kardeşim ve benim yaşama nedenimiz adeta. Bahçemizdeki her ağaç, kopardığımız bir çiçek, ,havuzdan su içen serçe, yanağımızı okşayan bir esinti, içtiğimiz bir kadeh şarap yaşamın ta kendisi. Mutlaka diğer insanlar için de evleri öyledir.

Boşuna değil her yıl Kalkan’ın daha popüler olması…

Zalim para yine yapıyor yapacağını. Kalkan sakinliğini güzelliğini kaybediyor. Kalkan’ı dünyaya tanıtan özellikleri için Kalkan’a gelinmiyor artık.” Havuzlu villada tatil yapmak” gibi bir tercih var. Bu tercihi kullananlar ne turkuaz denizi, ne uçsuz bucaksız kumsalı, ne Likya uygarlığını, ne yörenin yaşamını merak bile etmeden; çılgınlar gibi yiyerek, normal yaşamlarında yapamadıklarını yaparak, yağmalayarak, batırarak çekip gidiyorlar.

Oysa Kalkan‘da turizm deyince sakin bir ortamda dinlenmek, güneşlenmek, geçmişle bugün arasında doğanın bir parçası olarak yaşamak gelirdi akla. Buna yönelik te hizmet verilirdi.

Kaputaş plajı, kilometrelerce park etmiş araba kuyruklarıyla mı ünlendi? Patara, Xantos, Leton, mayo defileleriyle mi sit alanı ilan edildi?

Ya da…

Branda bezleriyle etrafınızı kapatacaktınız da neden evinizden çıktınız? Nasıl olsa evinizde de siz sizesiniz, banyonuzda ıslansaydınız.(!)

Kalkan ne yazık ki kötüye doğru şekilleniyor. Gelişiyor diyemiyorum, gelişme olumlu bir sözcük çünkü. Biz de ileriye dönük umutlarımızı, heyecanımızı yitirmekten, bu gidişe ayak uyduramamaktan kaygılıyız.

Belediyeler, işletme sahipleri, turizmden ekmek yiyenler umursamaz, yağmacı, açgözlü olmamalılar, yakın çıkarlar için geleceklerini yok etmemelidirler .

“Kaş-Kalkan-Fethiye yapanlar”  nereye, niçin gittiğinizi bi düşünün. Gezinizin nedeni tarih mi, doğa mı, yemek-içmek mi, gezip-görmek mi karar verin. Gideceğiniz yeri ona göre seçin. Dersinize buna göre çalışın. Gittiğiniz yere aramaya, sormaya, görüp öğrenmeye gidin. Turizm bunun içindir. Yoksa oturun oturduğunuz yerde. Nasıl olsa siz her şeyi biliyorsunuz. Paranız da cebinizde kalır.

 Bakarsınız kendi havuzlu evinizde tatil yaparsınız.(!)  

                                      

                                                           Nermin Ekin   Mart 2020