• Facebook
  • Twitter
  • Instagram

                                “ Hadi Kalkan’dan Konuşalım!”

--Konuşalım, neyi?

***Neyi olacak, her şeyi…

---Başlıyorum öyleyse… Sonra sıkıldım, offf demek yok!

Kalkan, Antalya’nın batısında, en batısında… Antalya’ dan çok Fethiye’yle haşır neşir bu yüzden. Antalya ya gitmek, iki yüz yirmi kilometreyi, virajları, üç dört saat süren bir yolculuğu göze almayı gerektiriyor. Oysa Fethiye seksen altı kilometre ve elli dakikada ulaşabiliyorsun. Dalaman Hava Limanı bir buçuk saatlik bir yolda,  ,birbiriyle yarışan hizmetlerle, Kalkan’ı turistle besliyor.

***Başka…

--Denizi konuşalım mesela…Plajlarını, koylarını, denizinin rengini, temizliğini filan…En batıdan başlayalım, Patara’dan, uçsuz bucaksız kumsalından gün batımından, karetta karettalardan, sığ ve eğlenceli denizinden…

***Sonra…

--Koylara gelelim. Tekne gezilerinden, özel plajlarından, buralardaki özenli hizmetlerden, halk plajının güzelliğinden, herkese hizmet edişinden, çevresindeki olanaklardan söz edelim. Ve Kaputaş plajından…Büyüleyici doğasından, ancak suyunun rengini gördükten sonra göze alabileceğiniz merdivenlerinden…Yakınındaki Mavi Mağara’dan

***Doğa dediğin sadece deniz mi?

--Tam da bunu söyleyecektim. Kaputaş ile Kalkan’ın sırtında sekiz yüz on rakımlı  öyle bir yer var ki; manzara ayaklarının altında. Bezirgan Yaylası burası. Çınar altında rüzgar bağrınızı okşarken içeceğiniz bir çay, yiyeceğiniz bir dürüm, doğayı duyumsamanızın anaharı…

***Ya tarih…

---Likya derim, başka bir şey demem. Likya yolundaysan zaten Kalkan’ ın yakınındasın demektir. Leton, Xantos, Patara antik şehirleri, kral mezarları ayağının dibindedir. Biraz yürümeyi göze alırsan Likya yolundaki sarnıçları, Bezirgan’ daki yüz elli yıllık ambarları görebilirsin.

***Biraz da yapılabilecek aktivitelerden söz et oldu olacak…

--Dalış, trekking, jip safari aklıma gelenler...Yamaç paraşütü ve rafting için bağlantılar yapabiliyorsun.

***Gelelim en önemli şeye(!) Yiyip içip eğlenmeye…

---İstersen buna “gece hayatı” diyelim…

 *** Hayır hayır… Şaka yapayım dedim…

--Tamam. Çok şık, temiz, özenli restoranlar var Kalkan’ da. Çoğu teras alanlarında sunuyorlar hizmetlerini. Türk ve dünya mutfağından yemekleri bulabilirsin. Beyaz boyalı, cumbalı, begonvilli evlerin arasındaki sokaklarda rahatça konumlanmış kafeler var. Evler dükkanlara dönüştürülmüş; aynı akşamda alışveriş te yapabilirsin.

Burayı eskiden dinlenmek, güneşlenmek için gelen İngilizler tercih ederdi. Burada kendilerinin yarattığı bir tatil anlayışı oluşmuştu. Hükümetlerin bazı politikaları yüzünden İngilizlerden boşalan yeri, yerli anlayışın alması ile olumsuza giden bir değişim gözlenmekte diyebilirim.Eskiden Kalkan’da gençler sıkılırdı. Artık onları oyalayacak yerler de var

.

***Konaklamadan hiç söz etmedik değil mi…

--Evet. Edelim öyleyse… Bizim evden başlayalım. Villa NeNa ‘dan…Şaka, şaka…

Ev pansiyonculuğu de, villa tatili de, ne dersen… Evi olan herkes bunu yapar. Ayrıca otel karakterinde işletmeler, apartlar da vardır. Bir-iki tane dışında öyle büyük otele rastlayamazsın. Nasıl, senin için yeterli mi bu konuşma…

***Yeterli şimdilik. Dönüşte söylediklerinin doğru olup olmadığını bir daha konuşuruz. Onu da ben Yazarım, tamam mı?

 ---Öyleyse Kalkan’a “Hoş geldin!”

                                                                    Nermin Ekin 2020 ( Corona Günleri)