Haydi Müzikal Diyelim

Korona günlerinde alışkanlık oldu; “bugün ne yapsam” planlaması. Zaman bulamayıp ötelediğim, ıskalayıp kaçırdığım, görüp-duyup heveslendiğim, yeniden depreştirdiğim ne varsa gelip giriyor listeye. Rutin işlerin arasında kalan zaman dilimlerine yerleştiriliyorlar. Maskesiz, eldivensiz evde yapılacak şeylerin başında… “yemek geliyor” dediğinizi duydum. Film izlemeyi ikinci sıraya alıyorum. Araştırmaya başlıyorum.

Nostalji, arşiv derken bir müzikale rastlıyorum. Hiç haberim olmamış varlığından. Kınamayın, ya para kazanma derdine düşmüşümdür veya uzun süreli bir yerlere gitmişimdir. İşte o arada, üstelik on yıl önce geçivermiş Oyun Atölyesi’nden. Kaç sezon oynadı, nasıl tepkiler aldı bilmiyorum. Başlıyorum kaynak karıştırmaya… Meğer İzmir turnesi de yapmışlar. 2010 da Afife Jale ödülü almışlar, Hep dolu salona oynamışlar. Karıştırdıkça kaçırdığıma hayıflanıyorum. Aşina olduğum müziklerle, ritimlerle, danslarla, olağanüstü oyunculuk ve seslendirmelerle Şekspir Müzikali’ nden söz ediyorum.

Şekspir Müzikali… Yedisinden yetmişine, yaşamın yedi bölümünde bir erkeğin ömrü nasıl geçer…Onlar için yaşam nasıl bölümlenmiştir…Kadınlar bu yaşamın neresindedir. İzlediğinizde kendinizi, çocuğunuzu, sevgilinizi, babanızı, sanatın büyüleyiciliği ile tamamlanmış bulacaksınız. Şarkıların içinde saklı hisseleri ayrımlayıp  tekrarlamadan duramayacaksınız. Ben de bende kalanlardan birkaç örnek vereyim. Düşünün bakalım:

“Ele geçince kölesin, geçmeyince sultan!” Hanımlar, size diyorum !

“ Avcunda tuttuğun saat ecele akar”

Sonunda Şekspir’in, Çan Yücel’in çevirdiği sonesini Haluk Bilginer’in tütsülü sesinden dinlemeye ne dersiniz…

    

Şekspir’in eserlerinden “Nasıl Hoşunuza Giderse” den uyarlanarak Haluk Bilginer’in çevirisi ile bir kolaj yapılmış. Kemal Aydoğan sahneye koymuş, Tayfun Çebi müziklerini yapmış. Sahne tasarımı Bengi Günay’a ait. Oyuncu kadrosu Haluk Bilginer ve dört “Soykarı” Evrim Alasya, Selen Öztürk, Zeynep Alkaya ve Tuğçe Karaoğlan... Soykarının ne olduğunu izleyince anlayacaksınız.

Doğa- moğa diyoruz, diyeceğiz de. Ancak teknoloji sanatı ayağımıza getirmiyor mu en gerekli zamanlarda…İyi ki var  diyorum. Hadi bakalım bir tıkla Oyun Atölyesi’ndesiniz. İyi seyirler…

 Tıklayın, fikriniz olsun