Ahmet Uysal’ın Ardından

3 Temmuz2011…İda’nın, Sütüven’in, Troya’nın, Mıhlı deresinin kuşlarının, çiçeklerinin, şiirin, öykünün, aşkın öksüz kaldığı gündü. Onun eşi, çocukları, dostları ve ardında bıraktığı  onlarca kitap , dergi yazıları, ödüller onu yaşatmaya devam ediyor.

Onu iyi ki tanımışım, konuğu olmuşum , sohbet etmişim. Amatör yazılarıma güç veren övgülerini almışım. İzmir üstüne yazdığım bir yazıdan sonra  “Bakarsın bir gün Karşıyaka’nın yalıçapkınını,  İda’nın Kırlangıcıyla bir şiirde  buluşur.” demişti. Şiirleriyle öyküleriyle kim bilir,  kaç kişinin yüreğinde çiçekler açmıştır, ve kaç çocuğun gözlerinden öpmüştür. Sözcükler doğadan, mitolojiden, aşktan beslenen yüreğinde nasıl güzel şekillenir de, dökülürdü… Aşk onun dilinden” birine” değil, herkese ulaşırdı. Türkçe onun yazılarında su berraklığında söylenir olurdu.

Ahmet Uysal’ı şiirleriyle analım öyleyse….